Yeni Yılda Eski Sorunlar…

Yeni Yılda Eski Sorunlar…

17 Aralık 2015 Perşembe 00:16:18

2015 yılını geride bırakırken, yeni yılda eski sorunların yeni sorunlarla bütünleşerek zorlu bir yıl olacağını söylemek mümkün. 2015 yılını geride bırakırken, Yalova açısından iç açıcı bir tabloyla geçirdiğimiz söylenemez. Zengin, biraz daha zenginleşmiş, yoksul ise biraz daha yoksullaşmıştır. Değişen tek şey, Yalova’nın gayri menkul zenginlerinin sıfatları ve milliyetlerinin değişmesidir.

Her ne kadar emlak sektöründe  yaşanan bir hareketlilik olsa da aslında Yalova’nın geleceği açısından son derece olumsuz bir tabloyu da gözler önüne sermiştir. Yoğun göç alan Yalova, yıllardır yaşadığı “dokusunu” da neyazıkki, toprağıyla birlikte satmıştır. Yalova esnafının durumu ise, söylendiği gibi “Araplar’dan Yüzümüz Güldü “ söylemleri  de esnaf açısından koca bir aldatmacadır.

2015 Yaz Sezonunda Hatırlananlar….

Yaz boyunca Yalova sahilinde dolaştığınızda akıllarda kalanları sıralayın dediğimizde şüphesiz bir çok konu başlığını sıralayabilirsiniz Örneğin; arsızca yapılan kaldırım ve cadde işgalleri, Zıpzıplarla ve luna parklarla işgal edilmiş sahiller, Caddelerde dilenen Suriyeli mülteci çocukları, Oyun ve gezi alanlarına park etmiş araçlar, Kaldırımlara çıkmış otomobilleri dillendirebilirsiniz.

Benim açımdan da en göze çarpan ise, geçmiş yıllarda sahilde dolaştığımda Yalovalıyla pek karşılaşamazdım, Şimdi ise Türkçe konuşanlara rastlayamıyorum Ha bir de;  bizim Roman mahallesinin çocuklarının yaz boyunca plastik enstrüman aletleriyle çaldığı “ Dembaba” şarkısı ile Yalova'ya gelen Romanyalı bir ailenin akordion çalarak söylediği “Çavbella” şarkısı olmuştur...

Her Gördüğünüz Arap, Turist Değildir...

Dondurma ve Mısır turizmini, Turizm olarak gören çok bilmişler,Yalova sokaklarında gördükleri arapları,Yalova’da turist sayısının arttığına gem vurarak, Yalova’da Arap turizmin giderek geliştiğine vurgu yapıyorlar. Tabi bu algının ardında yanlış yorumlanan istatistiksel rakamlardır. Çünkü, gelen Turist sayısı değil, gelenlerin bölgede yapılan konaklamalar baz alınarak yapılmakta: Örneğin 8 Kişilik bir arap aile Yalova’ya geldi ve konakladı. Gerçekte gelen 8 kişi olmasına rağmen, bu aile Yalova’da bir ay kaldığında 8x30 =240 konaklama yapmıştır. Ancak istatistiklere 240 turist olarak geçmektedir. Yani sizin anlayacağınız, 8 kişilik arap ailesinden 240 turist çıkartma becerisine sahibiz.  Bir başka deyişle böylesi bir 100 aile geldiğini varsayarsak alsana 24.000 turist.  Hani TÜİK’in yaptığı enflasyon hesabında ülkemizde pek satılmadığı için fiyatı değişmeyen çalı süpürgesi ve arap sabunu fiyatları baz alınarak yapılan hesaplar gibi anlayacağınız...

Haa Yalova’ya gelen Arapların sayısında artış yaşanmıştır. Doğrudur, Yalova’da arap turist sayısında artış vardır. Ama şu unutulmasın; artık onlar turist değil, misafir hiç değil, artık birer kalıcı Yalovalı olmuşlardır. Yalova’nın tercih edilmesinin birden fazla nedeni vardır.Ancak, bu ayrı bir tartışma ve yazı konusudur.

Ancak konu açıldı devam edelim o halde;  2014 yılı Temmuz ayında verdiğim soru önergesinde, sayıları her geçen gün artan Suriyeliler ve Suriyeli çocuk işçiler ve dilencilerin  çok güç koşullar altında yaşam mücadelesi verdiğini,  bunların kayıt dışı ve ağır şartlar altında ucuz işgücü olarak can güvenliğinden yoksun  çalıştırıldığını,  mevcut çalışanlar açısından da bir haksız rekabet ortamı sağlandığını, Yalova’ya gelen mültecilerin kayıt altına alınıp alınmadığını sormuş ve ne tür önlemler alındığının yazılı olarak yanıtlanmasını talep etmiştim.

Yalova’da Doğan Suriyeli Çocuk Sayısında Artış...

Yalova İl Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesinden gönderilen yanıtta, o zamanlar bu rakam 2678 kişiydi. Elbet bu rakam kayıtlı olanlardı. Bu önergenin ardından 16 ay geçti. Bu rakamın 5 bini aştığı iddia edilmekte. Bu oranda Yalova merkez nufusun %5’ni oluşturmaktadır.Ayrıca, son birkaç yılda doğurganlık oranının da istatistiklerde Suriyeli mülteciler olduğu ve çok eşli olarak yaşadığı görülmekte. Çünkü, Yalova’da dünyaya gelen Suriyeli çocuklar, T.C vatandaşı olup Yalova nufusuna kayıtlı olduğundan adeta bir meta gibi görülmekte ve diğer bir deyişle kendi yaşamlarını idame ettirmek için birer sigorta olarak değerlendirilmektedir.

Yoksul Heryerde Yoksuldur…

Dünyanın tek ortak rengi kan ve gözyaşıdır benim için. Dünyanın neresine giderseniz gidin, kan ve gözyaşının hep aynı renkte olduğunu görürsünüz. Bir de Yoksulluk. Dünyanın neresinde olursanız olun, yoksulsanız o sınıf farkını iliklerinize kadar yaşarsınız. İşte bunun örneklerini Yalova’da yakıcı bir şekilde hissediyoruz. Yoksul Suriyeliler ile zengin Suriyelilerin her gün nasıl kavga ettiğine tanık olabilirsiniz Yalova Caddelerinde.

Yoksul, Suriyeli çocukların, dilenirken yaklaştığı zengin Suriyelilerden işittiği azarlar ve küfürlere birçok kez tanık oldum. Ülkesindeki Savaştan kaçan varlıklı Suriyeli Hossam, Yalova Sahilinde kebap yerken, Yalovalı yoksul Ahmet’ler ise Suriye’de savaşırken ölmüştü. Şimdi ise aynı ülkenin soydaşı, Yalova’da buluştuğunda vahşi kapitalizm kendini de göstermektedir. Zengin Suriyelinin cocuklarının altında akülü kaykaylar varken, yoksul Suriyeli çocukların ayaklarında ayakkabı bile yoktur. Çünkü, yoksul soydaşları onların umurlarında bile değildir. Dediğim gibi; Dünyanın neresinde olursanız olun, yoksulsanız o sınıf farkını iliklerinize kadar yaşarsınız. Çünkü sorun mülteci sorunu değil, yoksulluk sorunudur.  

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!