Siyasi Partiler ve Yalova...
Erken seçime geri sayım başlarken, son günlerde siyasi partilerde de önemli bir hareketlilik başladı. Muhalefet ise üç beş parçaya bölünmüş durumda. Yarın kimin nerede ve kimin yanında yer alacağını şimdiden kestirmek oldukça zor. CHP-Yeni Parti ikilemi, adeta sosyal demokratları sağ ve sol sosyal demokratlar olarak ikiye ayırmış gibi bir görüntü sergiliyor. Geriye kalanların bir kısmı ise çoktan AK Parti’ye geçmiş durumda. Kaos ve bölünmenin ardından Yeni Parti ve CHP liderinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik övgü dolu sözleri MHP'nin oy oranını arttırdı. Böyle giderse; olası bir erken seçimde Cumhur İttifakı, hem iktidarı hem de ana muhalefeti temsil edebilir...
Erken seçime geri sayım başlarken, son günlerde siyasi partilerde de önemli bir hareketlilik başladı. Yalova’da Cumhur İttifakı’nın, yarın seçim varmış gibi ev ev, sokak sokak gezerek siyasi çalışmalarını hızlandırdığı görülüyor. AK Parti, ilk kez yeni bir uygulamayı bu dönem devreye soktu. Partiye yeni üye olan vatandaşları evlerinde ziyaret ediyor, hatıra fotoğrafları çektiriyor ve bu fotoğrafları sosyal medya hesaplarından paylaşıyor. Böylelikle hem oy kaybetmediği hem de yeni üyeler kazandığı mesajını kamuoyuna vererek siyasi gücünü ortaya koymaya çalışıyor.
AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi de günlük siyasi çalışmalarını basın ve sosyal medya aracılığıyla kamuoyuyla paylaşıyorlar. CHP ve Yeni Parti’de ise bu yönde kurumsal bir yapı henüz oluşturulmuş değil. Ancak, Yeni Parti Çiftlikköy İlçe Örgütü’nün Basın-Yayın Birimi bu konuda oldukça başarılı. Diğer ilçelerde ise aynı kurumsallığın henüz sağlanamadığı görülüyor. Anahtar Parti, ilk etapta basınla iyi bir diyalog kurmuştu ancak sonrasında bu görünürlüğünü kaybetti.
Genel olarak siyasi partiler, sosyal medyayı örgütlenme ve kamuoyunu bilgilendirme aracı olarak kullanmak yerine daha çok kendi tabanlarıyla iletişim kurmak amacıyla değerlendiriyorlar. Muhalefet ise üç beş parçaya bölünmüş durumda. Yarın kimin nerede ve kimin yanında yer alacağını şimdiden kestirmek oldukça zor.
CHP-Yeni Parti ikilemi, adeta sosyal demokratları sağ ve sol sosyal demokratlar olarak ikiye ayırmış gibi bir görüntü sergiliyor. Geriye kalanların bir kısmı ise çoktan AK Parti’ye geçmiş durumda. Çünkü öyle bir siyasi ortam yaratıldı ki geçmişte birlikte yol yürüyenler bugün iki ayrı cephede karşı karşıya geldiler. İnsanlar ikiye bölündüğünde, taraflar arasındaki mücadele giderek sertleşir. Bu mücadele, taraflardan biri diğerini etkisiz hâle getirene kadar devam edebilir. Peki, bu siyasi mücadelede kim ayakta kalacak, kim kaybedecek? Bunu önümüzdeki süreçte hep birlikte göreceğiz.
Ancak, benim öngörüm: Sosyal demokrat oylar, CHP ile Yeni Parti arasında bölüşülecek. CHP’nin oy oranının yüzde 15’in altına düşmeyeceğini düşünüyorum. Son dönemlerde Yalova’da dikkatimi çeken bir başka gelişme daha var. CHP’liler ile Yeni Partililer, herhangi bir organizasyonda yan yana gelmeyi bırakın, adeta birbirlerinden kaçıyorlar. Bugün her iki parti de enerjisinin önemli bir bölümünü birbirleriyle mücadele etmeye harcıyor. Oysa birbirlerine karşı yürüttükleri bu mücadeleyle yalnızca rakiplerini yıpratmıyor, aynı zamanda kendi siyasi güçlerini de tüketiyorlar....
Şimdi çok iddialı bir öngörüyü ortaya koyuyorum: Olası bir erken seçimde Cumhur İttifakı, hem iktidarı hem de ana muhalefeti temsil edebilir!
Bu iddialı değerlendirmemin iki temel nedeni var. Birincisi, CHP ile Yeni Parti’nin birbirleriyle yürüttükleri sert mücadele. Karşılıklı suçlamalar, siyasi gerilimler ve birbirini etkisizleştirmeye yönelik tutumlar, iki partinin de enerjisini tüketiyor. Birbirleriyle mücadele ederken aynı siyasi tabandan beslenen seçmenleri de bölüyorlar.
İkincisi ise Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında kullandıkları övgü dolu ifadeler ve onu “bilge lider” olarak nitelendirmeleri. CHP ve YENİ Partideki kaos ve kavgadan bıkan kitlenin, genel başkanların söylemleri ve yönlendirmeleriyle buraya savrulacağı da bir öngörüdür.
CHP ile Yeni Parti arasındaki kaos ve kavgadan yorulan bir seçmen kitlesinin, siyasi liderlerin söylemleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda farklı tercihlere yönelmesi ihtimal dâhilindedir. Elbette bunlar birer siyasi öngörü. Bugün yaşananlar da insanın aklına tam olarak bu ihtimali getiriyor. Yukarıda da vurguladığım gibi CHP ve Yeni Parti, enerjilerinin önemli bir bölümünü birbirlerine karşı harcarken aynı zamanda birbirlerini yiyorlar...
Yukarıda CHP ve Yeni Parti’nin bütün enerjisini birbirlerine karşın harcarken, aynı zamanda birbirlerini de yok ettiklerini vurgulamıştım. Son dönemlerde internette yayılan bir hikâye var. Bu hikaye, siyasette, toplumsal düzenlerde ve yönetim süreçlerinde kullanılan "Böl, parçala ve yönet" (divide and conquer) stratejisini simgeler.
Hikayeye gelince: Bir çiftçi, farelerin ekinlerini yok etmesinden ve tahıllarını tüketmesinden bıkmıştı. Farelerden kurtulmak için ölü bir koyunu derin ve terk edilmiş bir kuyuya attı. Koyunun kokusuna gelen yüzlerce fare, kuyuya indi. Günlerce doyasıya beslendiler. Ancak koyun geriye yalnızca bir iskelet kaldığında, fareler kuyudan çıkmak istedi. Fakat kuyuya inmek kolay, çıkmak çok zordu. Duvarları o kadar dikti ki tırmanmaları mümkün değildi. Artık tuzağa düşmüşlerdi.
Günler geçtikçe açlık çaresizliğe, çaresizlik ise saldırganlığa dönüştü. Bir zamanlar yan yana, barış içinde beslenen fareler, hayatta kalabilmek için birbirleriyle savaşmaya başladı. Sonunda güçlü olanlar, zayıfları tek tek yemeye başladı. Farelerin sayısı giderek azaldı. Sonunda kuyuda yalnızca bir fare kaldı. Gözleri kan çanağına dönmüş bu fare, kendi türünü yiyerek hayatta kalmayı başarmıştı. Bir süre sonra çiftçi geri döndü. Kuyuya bir ip sarkıtarak hayatta kalan son fareyi dışarı çıkardı. Ancak bunu iyilik ya da merhamet duygusuyla yapmamıştı. Çiftçi, bu farenin diğer fareleri avlayarak hayatta kalmayı öğrendiğini biliyordu.
Fareyi tarlalarına saldı. Artık kendi tahıllarını yemek yerine, kendi türünü öldürmeye devam ediyordu. Onu gören diğer fareler de birbirlerini yemeye başladı. Çiftçi, böylece düşmanını en büyük silahına dönüştürmüştü…



0 Yorum