Mustafa Balta

Okurlarımıza sadece haber değil, Yalova’da yaptığı çalışmalarla iz bırakmış, değişik meslek gruplarından gelen Yalova’nın  insanlarının  unutulmaması ve gelecek kuşaklarca da hatırlanması amacıyla  bir köprü görevi olmayı üstlendik.  Bu nedenle yüz yüze görüşmeler yaparak video çekimleriyle Yalova’nın bir dönemine damgasını vurmuş, tanıklık etmiş büyüklerimizle, geçmişi geleceğe taşıyan bir köprü olmayı hedeflerken, yaptığımız bu söyleşilerle Yalova’nın bir sözlü tarih arşivinin oluşmasını da sağlamış olduk.

Bugün köşemize konuk olan ise, Yalova’nın siyasetinin son 30 yılına damgasını vurmuş siyasetçi Milli Görüş’ün Yalova’daki temsilcilerinden Mustafa Balta oldu. Yalova’da farklı bir siyasi profili olan, insanlarla kurduğu diyaloglarla büyük beğeni toplayan, sevecen ve esprili yaklaşımlarıyla farklı bir söylemişle dikkat çeken,Yalova’nın siyasi sosyal hayatın renkli isimlerinden biri olan Mustafa Balta’yı bir köy düğününde nikah şahitliği yaparken, kimi zamanda cenaze taziye evlerini dolaşırken sık sık karşılaşırsınız.

Erzurum’da  bsir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra Mühendis olmaya karar veren ve 1970’li yılların başanda Merhum Necmettin Erbakan’la tanışmasının ardından aktif olarak siyasete atılan Saadet Partisi GİK Üyesi  ve Teşkilatlandırma Başkan Yardımcısı SP Yalova eski İl Başkan İnşaat Mühendisi Mustafa Balta’nın olaylara farklı yaklaşımları son derece dikkat çekiyor.

Milli Görüşün Yalova’daki önemli ve etkin isimlerinden biri olan Mustafa Balta, siyasete 1970’li yılların başında  Milli Görüş gençlik  saflarında başladığını belirterek, Türkiye’de 3 darbe yaşadığını, demokrasilerin askıya alındığını, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının 1972 yılında asılmasını da unutamadığını işte şöyle anlatıyor.

“Deniz Gezmiş Yaşasaydı Aynı Saflarda Yer Alı rdık”

Öğrencilik yıllarında Deniz Gezmiş’in kendisinin komşusu olduğunu farklı siyasi görüşlerde olmasına karşın Türkiye’nin Bağımsız bir ülke olması için çalıştığını belirterek “ Türkiye çok acı günler geçirdi. Gençler katledildi. Üstelik bu kesimler bir noktadan yönlendirerek kardeş kavgasını körüklediler. Bugün Deniz Gezmiş yaşamış olsaydı, durumu ve konumu çok farklı olurdu.  Deniz Gezmiş yaşasaydı Ya ben onun yanında yer alırdım, yada o benim yanımda. Çünkü aynı şeyleri söylüyorduk” diyor.

“ 45 Yıldır Milli Görüş Saflarında Mücadele Ettim, Etmeye de Devam Edeceğim”

45 Yıldır Milli Görüş saflarında yer aldığını belirten Balta, Siyasete Milli Görüş saflarında başladığını Partilerinin kapatılmasının ardından bugüne kadar Milli Selamet Partisi, Fazilet Partisi, Refah Partisi ve Saadet  Partisinde görev yaptığını, bu süreler içinde  Belediye Meclis Üyeliği, Milletvekili Adayı, İl Başkanlığı, Belediye Başkanlığı Adayı, Genel İdare Kurul Üyeliği yaptığını halen Saadet Partisi Genel İdare Kurul Üyesi ve  Genel Merkez Teşkilatlandırma Başkan yardımcılığı görevlerini yürüttüğünü söyledi,

“ Merhum Hocamiz Erbakan, Kavgacı Değil Uzlaştırıcı Bir Liderdir”

Milli Görüş Lideri Merhum Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın Türkiye’nin önemli bir  siyasetçisi olduğunu, kavgacı değil uzlaştırıcı olduğunu belirten Balta “ Sayın Hocamızla ben ilk kez 1972 yılında tanıştım ve sohbet etme imkanım oldu. Sonrasında 1974 yılındaki Kıbrıs Barış harekatındaki tutumundan dolayı da milyonların kalbini feth etti. Yalova’ya da geldiğinde Yalova ile ilgili övgü dolu sözler söylemişti. Yalova’nın gelişmesi için çok önemli çabaları ve düşünceleri vardı..Milli görüşe ve Türkiye’ye o kadar bağlıydı ki,  kayatını kaybetmeden 3 gün önce hasta yatağında partimizin Başkanlar Kuruluna Başkanlık yapmıştı.” diyor

 “Ak Parti ‘de Milli Görüş’ün Tek Bir Harfi Bile Yoktur”

Ak Parti içinde bulunanların kendilerini Milli Görüşçü olarak yer aldığını söylemelerinin gerçekle bağdaşmadığını belirterek şöyle konuşuyor:  “Ak Parti ve bu partide görev yapanlar Milli Görüşü asla temsil etmiyor. Ak Partide Milli Görüş’ün tek bir harfi dahi yoktur.Milli görüşü değil, Kapitalist sistemi temsil ediyorlar  Bunlar Amerikancı mı Evet, Faizci mi Evet, Bunlar nasıl olur da Milli Görüşçü olabilir. Milli Görüş yeryüzünde hak hakim olsun diye yapılır.”

“ Hükümetin Avrupa İle Kavgası  Referandum’da Evet Çıkması İçindir”

Hükümetin Avrupa Ülkeleriyle son dönemlerdeki tartışmaların Referandum’dan kaynaklandığını belirten Balta “ Buradan birkez daha söylüyorum. Referandum için iç politikaya yönelik tartışmalar bunlar. Avru pa Ülkeleri ve AB, Türkiye’de” Evet” çıkması için çabalıyorlar. Bana göre,  şu anda Avrupa’daki hareketlerin, tartışmaların fiillerin hepsi Türkiye’deki referandumda evet çıkması içindir. Ayrışma Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’da da yapılıyor. Bizler Saadet partisi olarak Türkiye’de bu ayrımlaşmaya kutuplaşmaya alet olmamak için Miting yapmama kararı aldık.  Referandum’da Hayır propagandalarını ziyaretlerle, vatandaşlarla  görüşerek, broşür dağıtarak  sürdürüyoruz.  Büyük Orta Doğu projesi devam ediyor. Yapılacak olan referandum da bu büyük projenin bir devamıdır.  Türkiye, yeniden dizayn ediliyor. Evet çıkması halinde, Türkiye, vahim bir tabloyla karşı karşıya kalacaktır. Çünkü, dünyayı Siyonistler yönetiyor. İşte Suriye’deki  orta doğudaki savaşlarda bu projenin birer uzantısıdır. O nedenle bu halk düşünürse Hayır der, düşünmezse sandığa gider Evet oyu verir. Bizler o yüzden de broşür dağıtarak halka oku oku düşün diyoruz”dedi.

“Yalova’nın En Önemli Sorunu Niteliksiz Göç Olmuştur”

Yalova’nın en önemli sorununun, Göç, Trafik ve işsizlik olduğunu belirten Saadet Partisi GİK Üyesi  ve Teşkilatlandırma Başkan Yardımcısı Mustafa Balta “Yalova’nın trafik ve Park sorunu kangren olmuş durumda. Bunu çözebilmek için öncelikle göç sorununu da ortadan kaldırmamız gerekir. Yalova son yıllarda niteliksiz bir göç aldı. İstihdam da önemli sorun haline geldi. Gençler işsiz. Üniversiteli gençler bile Taş ocağında asgari ücretle çalışmak için başvuru yapıyor. Yazık bu ülkenin gençliğine. Yıllarca okuyup Üniversiteden mezun olan gençler, Asgari ücretle iş bulamıyorlar. Hem bu gençlere hem bu gençleri okutan ailelere de yazık oluyor.” diyor

“Yalova’nın Bir Çok Kimliği Vardı, Şimdi Kimliksiz Bir Kent Oldu”

Yalova’nın bir kimliğinde bulunmadığını belirten Balta “ Uzun yıllardan buyana Yalova için, Eğitim Kenti, Turizm Kenti, Sanayi  Kenti, Sağlık Kenti , deyip durdular.Yalova, hiçbirisini olmadı. Önce ne olacağımıza bir karar verelim kardeşim.Bana göre olacaksa Yalova, üç büyük kentin arasında bir kongre kenti olmalı. Çevremizde büyükşehirler var. Ulaşım Körfez köprüsü sayesinde kolaylaştı. Yalova’da kongre fuar kültür merkezleri yapılarak öne çıkabilir. Yalova öncelikli olarak bunu hedeflemeli. Bu hayata geçerse zaten arkasından turizm de sanayi de gelişebilir”” diyor

“ Yalova Üniversitesine Tigem Arazisiniin Tahsisi Yanlış Bir Tercihti”

Yalova Üniversitesinin 2008 yılında kurulmasına karşın bir ilerleme kaydetmediğini, TİGEM arazilerinin Yalova Üniversitesine tahsis edilmesinin yanlış bir tercih olduğunu söyleyen Balta “ Ben Üniversite kurulmadan önce Yalova Üniversitesi Yaptırma Ve Yaşatma Derneğinde yöneticilik yaptım. O yıllarda Üniversitenin bir an önce kurulmasını istemiştik. Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda, yanlış bir tercih yapıldığını görüyoruz. Üniversiteler, illerin yerleşim alanlarının dışında kurulur, çevresinde de yapılaşmalar başlar. Bizler ne yaptık sahil kenarında yapılaşmaların olduğu yerde Üniversiteyi kurduk. Yanlış yaptık, yanlış yapıldı. Doğru bir tercih değildi.  Tarım arazisi atıl durumda kaldığı için burası uygun görüldü. Şimdi bakıyoruz oraya viyadükler yapıldı. Şehir merkezinin içinde kaldı Üniversite. Birkaç yıl sonra daha büyük sorunlar yaşayacağız Şehrin içinde Üniversitenin kurulmasının yanlış olduğunu bugünden görüyoruz” dedi

 

Diğer video söyleşilerimizi İzlemek İçin buraya TIKLAYIN

 

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!