Depremle Ölenler Ve Dirilenler!
Depremle Ölenler Ve Dirilenler!
17 Eylül 2007 Pazartesi 01:00:00

Evet Yalova’da iki tür insan var artık. Depremde ölenler ve depremde dirilenler. Depremde ölenleri de, depremle birlikte dirilenleri de unutmayacağız!

İşte bir yıldönümü daha yaklaşıyor 17 Ağustos’un. 17 Ağustos’un üzerinden tam 6 yıl geçti. Kimileri ısrarla unutun diyorlar.
Ama unutmayacağız, Onlara inat Unutturmayacağız 17 Ağustos’ta yaşamını yitirdiklerimizi…

 

Ve elbette, elbetteki Depremle birlikte dirilenleri de…
Biliyor musunuz?
Halen onlarca sorunun yanıtını alamadı deprem bölgesi insanlarımız?
Ne yardımların hesabı ne de yapılan yolsuzlukların hesabı dürüldü bu memlekette!?
İşte o yüzden unutun diyorlar bizlere 17 Ağustos’u…

 

Çünkü onlar unutun dedikçe, aslında geçmişe bir sayfa çekin demek istiyorlar. Bir başka ifadeyle her şey yapanın yanında kar kalsın istiyorlar.

 

Ne kadar çok yalanlar söylendi değil mi bizlere ?
Bakın Yalova Tigem çiftliğindeki tavukların yumurtladıkları yumurtalar tek tek sayılıp her hafta valiliğe resmi belgelerle teslim edilirken, Yalova bölgesindeki küçük baş hayvan sayılarının dahi rakamları belirlenirken, bizler halen ölülerimizin sayısını dahi bilemiyoruz.

 

Ölülerin sayısının bilinmediği bir bölgede, yapılan yardımların miktarını bilmek zaten mucize olurdu?

 

Şimdi gidin bakın bakın deprem anıtına.
Göreceğiniz mermer sütunlar üstünde binlerce insanın isimleri var.
Göreceksiniz ki resmi rakamlar size yine yalan söylüyor oralarda bile.

 

Yalova’da 2505 kişi ölmüş!
Sorarım size 10 bine yakın konutun yerle bir olduğu Yalova’da nasıl olurda 2505 kişi ölür.
Sayın mermer sütunlardaki isimleri. Göreceksiniz ki bu sayı 4 bin civarında. Ya isimleri yazılmayanlar.

 

Dedim ya Ölülerimizin sayısının bilinmediği bir ortamda yapılan yardımların miktarını bilmek bir mucize.
İşte o yüzden bize bugünlerde yine koro halinde unutun diyecekler 17 Ağustos’u.

 

Evet, Yüzyılın acısını, yüzyılın soygununa dönüştürenler yine koro halinde bağıracaklar bugünlerde.

 

“Unutun 17 Ağustos’u”
Bütün depremlerin ardından buna benzer şeyler yazılmış ve yine o bölgede masum binlerce insan kefensiz mezara girmişti. Hatırlayın deprem sonrasını.

 

Henüz bizler barınacak bir çadır dahi bulamazken, deprem sektöründeki rantı paylaşmak için ihale takipçileri, ihale iş bitiricileri o kadar atak davranmışlardı ki, henüz ben çadır bulamamışken onlar ihaleleri paylaşmıştı bile.

 

Deprem sonrası bunları hep yaşadık. Sabahları yataklarından rant elde etmek hayaliyle uyanıp, akşam bu rantı elde etmenin huzuru içinde yatağa girenlerin sayısını hiç merak ettiniz mi acaba bugüne kadar.

 

Hatırlayın?
Ben bir çok yerde şöyle ilanlar görmüştüm Yalova’nın bir çok yerinde: “İhale dosyası hazırlayacak Sekreterler Aranıyor”

 

Sizce bir kişi neden sekreter değil de ihale dosyası hazırlayacak sekreter arar?  Çünkü birden fazla ihaleye girdiği için diğer ihalelere girecek zamanı kalmazdı da ondan.

 

İşte tüm bu nedenlerden ötürü.
Bir kez daha vurguluyor ve buradan haykırıyoruz.

 

Biz buradayız?
Yer altındaki masum insanlarımız!
Çocuklar, bebekler, anneler, babalar, eşler, sevgililer, dostlar.
Sizi, sizleri unutmadık ve unutmayacağız...
Yer üstündeki ihale takipçileri, depremle dirilenler!
Şundan emin olun ki...
Sizleri de, sizleri de unutmadık ve Unutmayacağız…

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!

Yalova Nöbetçi Eczaneler