SAADET PARTİSİ GİK ÜYESİ YALOVA'DA

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Muzaffer Serenli, Yalova’da düzenlediği basın toplantısında hem ülke gündemine hem de kentin sorunlarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Bir dizi temaslarda bulunmak için Yalova’ya gelen Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Muzaffer Serenli, Uygulama Oteli’nde basın mensuplarıyla buluştu. Düzenlenen toplantıda Saadet Partisi İl Başkanı Kemal Polat ve yönetim kurulu üyeleri de hazır bulundu. Basın mensupları ile bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu ifade eden İl Başkanı Kemal Polat, bir selamlama konuşması yaptı.

Polat’ın ardından ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Serenli, “ABD’nin bombardıman uçakları; dünyanın neresine özgürlük vaadiyle gittiyse; geriye kalan sadece kan kokan topraklar, gözü yaşlı anneler, yetim kalan evlatlar oldu. Şunu da unutmayalım; bir ülkenin rejiminin ne olup olmadığı ABD’nin hiçbir zaman umurunda olmamıştır. ABD bir ülkenin; petrolüne, doğalgazına, nadir toprak elementlerine çökebiliyorsa, topraklarına istediği gibi askeri üsler, radar istasyonları kurabiliyorsa, o ülkede; demokrasi varmış-yokmuş, kim yönetmiş, nasıl yönetmiş hiç problem etmez. Çünkü ABD savaş gemileriyle geldiği, savaş uçaklarıyla bombalar yağdırdığı coğrafyalardan o maden dolu şileplerle, o petrol dolu tankerlerle geri dönmenin hesabını yapar. İşte tüm bu sebeplerle; İran’a yönelik saldırılara; mezhepçiliğin ve ırkçılığın dar kalıplarından değil, bu coğrafyada yaşayan insanların huzuru, güvenliği ve ortak geleceği açısından bakmalıyız. Şunu net olarak ifade etmek isterim. Biz, İran taraftarı değiliz. Biz, İran’la aynı taraftayız. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesinde, Türkiye ile İran’ın hiçbir farkı yoktur. İsrail’in Arz-ı Mev’ud hedefinde Türkiye ile İran’ın farkı yoktur. Günün sonunda; Siyonizm’in gözünde İran ne kadar hedefse, Türkiye o kadar hedeftir. O yüzden; Türkiye ile İran, aynı tarafta olmak mecburiyetindedir. Meseleleri doğru bir yerden okumamız gerekiyor. Bugün İran meselesi; birtakım çevrelerin ısrarla kaşıdığı, mezhepler üzerinden ele alınacak bir ‘ilahiyat’ meselesi değildir. Yine birtakım çevrelerin ısrarla üzerinde durduğu tarihsel farklılıklar üzerinden ele alınacak bir “tarih” meselesi de değildir. Bugün bu mesele jeopolitik, ekonomik ve demografik bir meseledir. Gazze’de yaşanan insanlık dramının ilk gününden itibaren ve İran’a saldırılar başladığından bu tarafa Türkiye’de toplumsal hassasiyetin oluşmasına katkı sunan liderlerden Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli’ye ve İran ile ilgili gelişmelerin başladığı ilk andan itibaren etnik ve mezhep temelli gerilimlerin oluşmaması için mesajlar veren Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a teşekkür ediyorum. İnanıyoruz ki; gerilimlerin arttığı böylesi hassas dönemlerde itidal, basiret ve ortak akıl, her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır” dedi.

Yalova ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Serenli, şunları söyledi: “Türkiye’mizin en güzide ili, Yalova’mız günden güne gelişmekte ve büyümektedir, sadece ülkemiz için değil, yabancı vatandaşlarında en gözde yaşanılabilir şehir Yalova’mızdır. Yeşil ve mavinin buluştuğu bu eşsiz kentte su taşkınlıkları yaşanmakta, alt yapı eksikliği insanımızı bezdirmektedir. Huzurun ve sükûnetin başkenti olarak gösterilen Yalova’mızda günümüzde trafik sorununu nasıl açıklayacağız. Yalova’mız nüfus verilerine göre, 2026 başındaki verilerle 311 bin seviyesini aşarak rekor kırmıştır. 850 km² yüzölçümüne sahip olan Yalova'da km²'ye düşen insan sayısı (nüfus yoğunluğu) 367 kişi olarak hesaplanmıştır. Yalova’mız, Türkiye'de en yoğun göç baskısı altında olan ve nüfus artış hızı yüksek olan "ilk 3 il" arasında gösterilmektedir. Yerel yönetim rakamlarla övünüyor ama hiçbir hazırlık ve çaba maalesef göstermiyor. Evet Yalova’mız tersaneleriyle, sanayisiyle turizmiyle ülkemizin güçlü şehirlerindendir. Fakat bu güç halkımızın cebine, mutfağına uğramıyor. İstanbul Caddesi’nde, Gazipaşa Caddesi’nde gezerken dertli emeklilerimizi, harçlıksız öğrencilerimizi, kirasını düşünen işçimizi, pazar alışverişi için tane hesabı yapan ev kadınlarını görüyoruz. Hepimizin malumu Yalova’mız maalesef deprem bölgesidir, geçmişte çok acı bir şekilde bunu tecrübe ettik. Ülkemizde kentsel dönüşüme ivedilikle ihtiyacı olan şehrimizin başında gelmektedir. En acil, hızlı, sağlam dönüşüm, kent genelinde ivedilikle uygulanmalı, vatandaşlarımıza külfet getirmeden, rantsal değil kentsel dönüşüm uygulanmalıdır. Kenti kent yapan unsurlar vardır; nüfus yapısı, sanayi ve üretim odaklı ekonomi, kapsamlı altyapı, kültürel miras ve özgün mimari dokunun korunması, kentsel kimlik, sosyal etkileşim mekânları yönetim birimleri ve kent kültürü, kenti kent yapan unsurlardır. Maalesef bugünkü Yalova’mız günden güne bu unsurlardan uzaklaşmaktadır. Yalova’mız için, Yalovalılar için en mühim ihtiyaç milli görüş belediyeciliğidir. Ahlak, adalet, maneviyat ve sosyal belediyecilik ilkelerine dayanan, yerel yönetimlerde dürüstlük, "önce insan" anlayışı ve israfın önlenmesini hedefleyen bir yönetim modelidir. Temel amacı, vatandaşın ayağına hizmet götürmek ve "son sene değil, her sene" çalışarak halka hizmet etmektir. Bizler halka hizmetin Hakka hizmet olduğuna inanıyoruz.”

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!