CHP'Lİ BECAN: VATANDAŞ HIZLA YOKSULLAŞIYOR

CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz ayı enflasyonunu yüzde 1,78 olarak açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, resmi verilerin vatandaşın yaşadığı hayat pahalılığını yansıtmadığını belirterek, iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi.

“Milyonlarca Çalışan Her Ay Fiilen Daha Yoksul Hale Geliyor”

Türkiye’de yalnızca enflasyonun değil, açıklanan enflasyon rakamlarının güvenilirliğinin de tartışıldığını kaydeden Becan, zam dönemleri yaklaşırken açıklanan resmi veriler ile vatandaşın pazarda, markette, kirada ve faturada karşılaştığı gerçek hayat arasındaki farkın her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Becan, “2023 yılının Haziran ayından bu yana ‘Enflasyon düşecek’ deniliyor. Ancak geçen sürede düşen enflasyon değil; emeklinin yaşam standardı, çalışanın alım gücü ve vatandaşın geleceğe dair umudu oldu” dedi.

Temmuz ayı enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte maaşlardaki erimenin daha net ortaya çıktığını vurgulayan Becan, “Daha ayın ilk gününde en düşük memur maaşı yaklaşık 1249 TL eridi. Yıl başında belirlenen asgari ücrete ara zam yapılmaması nedeniyle ise asgari ücretlinin yedi aylık satın alma gücü kaybı 5 bin 575 liraya ulaştı. Milyonlarca çalışan aynı maaşı alıyor gibi görünse de her ay fiilen daha yoksul hale geliyor” ifadelerini kullandı.

Enflasyonla Mücadele Fiyat İstikrarı Sağlayarak Yürütülmeli!

CHP’li Becan, enflasyonla mücadelenin ücretleri baskılayarak değil, fiyat istikrarını sağlayarak yürütülmesi gerektiğini dile getirerek, şunları söyledi:

“Fiyatları kontrol edemediğiniz halde ücretleri sabit bırakırsanız enflasyonu düşürmüş olmazsınız; yalnızca yoksulluğu büyütürsünüz. Bugün Türkiye’de yaşanan tablo tam olarak budur. Üstelik bu tablo tesadüf de değildir. Enflasyonun altında ücret artışları, geciktirilen maaş güncellemeleri ve güven vermeyen resmi istatistikler aynı ekonomik tercihin parçalarıdır. Oluşturulan kaynak üretime, istihdama ve refaha yönelmiyor; yüksek faiz ödemeleriyle dar bir kesime aktarılıyor. Bunun bedelini ise alın teriyle geçinen milyonlar ödüyor. Ekonomi güvenle yönetilir. Güvenin olmadığı yerde yatırım da olmaz, üretim de güçlenmez, kalıcı fiyat istikrarı da sağlanamaz. Gerçekleri rakamlarla makyajlamak, hayat pahalılığını ortadan kaldırmaz. Enflasyon verisini düşük açıklamak, vatandaşın cebindeki eksilen parayı geri getirmez. Türkiye'nin ihtiyacı, maaşları enflasyona ezdiren bir anlayış değil; emeği koruyan, veriyi bağımsız kurumların ürettiği, gelir dağılımını düzelten ve büyümenin nimetini toplumun tamamına yayan yeni bir ekonomi yönetimidir. Çünkü vatandaş Türkiye İstatistik Kurumu'nun ayarlanmış tablosuyla değil, mutfakta kendi hesabıyla yaşıyor. Ve o hesap yıllardır tutmuyor.”

0 Yorum

Henüz Yorum Yapılmamıştır.! İlk Yorum Yapan Siz Olun

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurunuz!