1929 YILI ATATÜRK YALOVA'YA İLK KEZ GELİŞİ
Atatürk, 19 Ağustos 1929 yılında bundan 97 yıl önce Yalova’ya geldiğinde, Yalova’da elektrik, telefon, telgraf, itfaiye ve polis teşkilâtı, hastane gibi sosyal tesisler, kurum ve kuruluşlar ya yoktu, yada son derece yetersizdi. Kent içi yollar olması gereken gibi değil; merkezi çevre il, ilçe ve köylere bağlayan yollar yok denecek gibiydi. Yalova o dönemler sıtmadan kırılmaktaydı. İstanbul’dan Yalova’ya işleyen vapur seferleri ise düzensizdi.
Atatürk, 19 Ağustos 1929 yılında bundan 97 yıl önce Yalova’ya geldiğinde, Yalova’da elektrik, telefon, telgraf, itfaiye ve polis teşkilâtı, hastane gibi sosyal tesisler, kurum ve kuruluşlar ya yoktu, yada son derece yetersizdi. Kent içi yollar olması gereken gibi değil; merkezi çevre il, ilçe ve köylere bağlayan yollar yok denecek gibiydi. Yalova o dönemler sıtmadan kırılmaktaydı. İstanbul’dan Yalova’ya işleyen vapur seferleri ise düzensizdi. Yalova, Cumhuriyetin ilk yıllarında insanların yaşamak için tercih ettikleri bir yer değildi. Kent merkezi sazlık ve bataklık olarak adeta bir sivrisinek yatağıydı. Ancak, Yalova'nın tarihi Gazi Mustafa Kemal'in ilk kez geldiği 19 Ağustos 1929 yılından itibaren değişmişti. Atatürk, ilk kez geldiği Yalova'dan bir daha kopamamış ve son nefesini verdiği 1938 yılına kadar 311 gün 273 gece Yalova’da kalmıştı.
Yalova’nın ileri gelenleri bu felakete bir çözüm bulmak amacıyla bir araya gelerek durumu Gazi Paşa’ya bildirmeye karar verirler. Gazi Paşa’nın, İstanbul’a geldiğinde Büyük Ada’ya uğradığı bilinmektedir.
Onu orada görmek mümkün olacaktır.O günün sabahında, iki motor dolusu Yalovalı Büyük Ada’ya doğru yola çıkarlar. Tarih 14 Ağustos 1929’dur. Motor kaptanları Fehmi Çam ve Faik Hürman, Yalova’nın insanlarını Ada’ya salimen ulaştırır.
Saat 17.00 sularında iskeleye yanaşan Ertuğrul Yatı’nı, Adalılarla birlikte ayrı bir grup olarak karşılamaya giden Yalovalılar coşkuyla alkışlarlar Gazi Paşalarını. Yalova grubunun pırıl pırıl giyim kuşamları, Gazi Paşa’yı alkışlarken sergiledikleri candan coşkuları ile herkesin ve Gazi Paşa’nın da dikkatini çekerler. Zaten istedikleri de budur. Gazi, merak edip sordurur. Yalova’dan geldiklerini, kendisinden bir dilekleri olduğunu öğrenir. İçlerinden birini çağırır. Ne istediklerini sorar. Durum kendisine anlatılır, yardımları talep edilir. Gazi, ilk fırsatta geleceğini söyler. Bu haber Yalovalıları çok sevindirir.
Ve o gün gelmiştir. 19 Ağustos 1929 Pazartesi günü Atatürk Yalova'ya geliyor.
19 Ağustos 1929'da Ertuğrul Yatı ile İstanbul’dan hareket eden Atatürk, saat 16.00’da Yalova’ya gelmiştir. Yanında İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Özel Kalem Müdürü Tevfik, Başyaveri Rusuhi ile yakın arkadaşlarından Kılıç Ali ve Zühtü Bey’le birlikte kalabalık bir sağlık ekibiyle Gazi artık Yalova'dadır.
Yalova iskelesini çiçeklerle gelin gibi süsleyen Yalovalıları Atatürk, aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi eline şapkasını alır ve selamlar. Yalova iskelesinden Yalova Termal Kaplıcalarına ve Tigem arazisine gider. Kaplıca’yı gördükten ve buranın geliştirilmesi için aydınlatıcı talimatlar verdikten sonra sıra günümüzdeki TİGEM Baltacı çiftliğine gelmiştir. Bu sırada çiftlikte göçmenler bulunmaktadır. Atatürk, göçmenlerle konuşarak, sorunlarını dinlemiş, yetkililere ilgili talimatları verdikten sonra Yalova'dan aynı gün ayrılmıştır. Atatürk 19 Ağustos 1929'da saat 20.00’de Yalova’dan İstanbul’a hareket etmiştir. işte bu aşağıdaki fotoğrafta Yalova Termal Kaplıcalarında çekilmiştir.

İşte o günlerde; Yalova'da sıtma kol geziyordu. .Bu olumsuz durum, Atatürk’ün 1929 yılında Yalova’ya gelişine kadar devam etti. Atatürk buradaki durumu görünce, hemen bir Sıtma Mücadele Ekibi’ni Yalova’ya getirtti. Bu ekip ve vatandaşlar, tüm dere yataklarını temizleyerek çıkan toprak ve kumu, bataklık alanların doldurulmasında kullandılar. Sivrisinek yatakları ve bataklıklar kurutulunca, ilaç tedavisi de devam ettiği için, sıtma hastalığı giderek kontrol altına alınmaya başladı. Ancak, bütün çabaya rağmen hastalığın önüne birden geçilemedi, mücadele uzun sürdü.Yalova’nın içinde bulunduğu durumu çok iyi değerlendiren Atatürk’ün verdiği direktifler ışığında, Yalova nahiyelikten kaza statüsüne yükseltildi ve İstanbul’a bağlandı.

Cumhuriyetin kurumsallaşmasında Türkiye'nin geleceğini şekillendirirken en önemli kararlarını Atatürk Yalova'da aldı. İşte bu sürec içinde "Benim Kentim" dediği Yalova'yı imar ederek çalışmalara başladı. Büyük Önder Atatürk, manevi kızı Rukiye'yi koruması olan Jandarma Yüzbaşı Hüsnü Erkin'le Dolmabahçe Sarayı’nda 22 Mayıs 1930 tarihinde evlendirdi. Yalova'yı imar etmek için de ilk emri de Yalova Kaymakamı ve aynı zamanda manevi kızının eşi Hüsnü Erkin'e talimat verdi. Atatürk’ün talımatıyla Yalova Kaymakamı olarak atanan Hüsnü Erkin, Atatürk’ün ölümüne kadar Yalova Kaymakamlığı görevlerinde bulunmuş bu süreler içerisinde Yalova’nın gelişmesine olanak sağlamıştı.
Kaymakam Hüsnü Erkin, Yalova’yı imar eden çağdaş bir yerleşim yeri haline getiren Kaymakamlardan birisidir. Daha sonraki yıllarda Yalova Belediyesi Yalova’ya yaptığı katkılardan ötürü Yalova Rüstempaşa Mahallesinde bulunan bir sokağa Kaymakam Erkin Sokak adını vererek Kaymakam Hüsnü Erkin’in unutulmaz yapmıştır. Aşağıdaki fotoğrafta, 22 Mayıs 1930'da Dolmabahçe sarayında Atatürk'le birlikte görülen manevi kızı Rukiye ve eşi Yalova Kaymakamı Hüsnü Erkin görülmekte.

Büyük Önder Atatürk, Yalova’ya artık sık sık gelmektedir. Atatürk, ilk etapta Yalova polis teşkilatının kurulması için çalışmaları başlamıştır..
Atatürk, İlk geldiği günlerde Sahil Caddesinde şimdiki (Gazipaşa Caddesinde) yanında bulunan İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’ya Karakolun bu noktada yapılmasının talimatını vererek Karakolun en kısa zamanda tamamlanmasını ve 30 Polis memurunun burada görevlendirmesini ister. Polis karakolunun karşısında bulunan boş arsaya da yine Atatürk’ün talimatlarıyla Türkiye’nin en önemli Mimarlarından, (Termal Otel’i de Yapan) SedatHakkı Eldem tarafından şimdiki Halk Eğitim Merkez Binası yapılmıştır. Aşağıdaki fotoğraf bunu göstermektedir.
.jpg)
Atatürk'ün 19 Ağustos 1929 günü Yalova'ya gelmesiyle birlikte, Kent merkezinde harap binalar yıkılarak, bozuk ve dar yollar genişletildi. Karamürsel Caddesi (İstanbul Caddesi), Millet Çiftliği (Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü) yapıldı. Atatürk, tarafından Yalova – Bursa, Yalova – Termal yolları onarılarak geliştirilmeye başlandı.S
eyr-i Sefain İdaresi, Yalova seferlerine tahsis üzere yeni ve süratli vapurlar alırken, vapur seferlerini de daha sık ve düzenli hale getirdi. Köy sandıkları ve bütçeleri tanzim olundu ve köyler merkeze telefonla bağlandı. Sağlıklı olamayan köy yerleri değiştirildi. 1929 yılında Yalova’da sadece 6 okul varken, bu sayı sadece 1932 yılına kadar 26’yı buldu. Bu günkü Donanma tesisleri olarak adlandırılan yerde, halk için bir Gazino ve Plaj yapıldı. Yalova petrol lambaları ile aydınlanırken, elektrik santrali yapıldı, Yalova'nın cadde ve sokaklarına elektrik direkleri dikildi ve elektrikle aydınlanma başladı. Aşağıdaki fotoğrafta Atatürk yakın arkadaşlarıyla birlikte çalışmaları incelerken görülüyor.
Ayrıntılar ve Faruk Kırtay'ın Yazısını okumak için TIKLAYIN



Benzer Haberler
1929 YILI ATATÜRK YALOVA'YA İLK KEZ GELİŞİ
1999 YILI 17 AĞUSTOS'TA YALOVA SAHİLİ
1950 YILI İNGİLTERE KRALI YALOVA'DA
1965 YILI SONBAHARINDA GAZİPAŞA CADDESİ
1962 YILINDA SUBAŞINDA HASAT ZAMANI
1986 YILI YALOVA BAHÇELİ GENÇLİK KADROSU
1977 YILI YALOVA ANADOLU GENÇLİK SPOR
1980'LER YALOVA DOĞAN SPOR KADROSU